Akne Çeşitleri Nelerdir?

Sivilceler, normalden fazla üretilen sebumun veya ölü deri hücrelerinin foliküllerde birikmesi sonucu oluşur. Her sivilce aynı değildir ve aynı şekilde tedavi edilmemelidir. Sivilceler boyutuna, rengine, oluşumuna, yoğunluğuna ve şiddetine göre sınıflandırılır. Oluşumuna göre sivilceler 6 çeşittir.

Açık Komedon-Siyah Nokta

Siyah noktalar kir değildir. Gözeneğin üstü açık olduğu zaman biriken yağ hava ile temas ederek okside olur ve rengi siyaha dönüşür. Genellikle yağlı cilde sahip olanların yaşadığı ve yüzün T bölgesinde (alın, burun ve çene) bulunan hafif bir sivilce türüdür. Cilt yüzeyinde açıkça görülebilirler. Hormonal değişiklikler sonucu aşırı sebum üretimi sebebiyle en çok ergenlik döneminde oluşur. Hemen hemen herkeste görülebilir. Rahatsız edici olmasına rağmen asla sıkılmamalıdırlar. Dokunulmadığı sürece iltihaplanmaz ve lekeye sebep olmazlar.

Kapalı Komedon-Beyaz Uçlu Yağ Butonu

Beyaz uçlu yağ butonları siyah noktalardan farklı olarak cildin altında kalırlar ve küçüktürler. Gözeneklerin üstü ince bir deri tabakası ile kapalı olduğu için gözeneklerde biriken yağ hava ile temas etmez. Bu yüzden sebumun beyaz-soluk sarı olan doğal rengi korunur. Beyaz uçlu yağ butonları zaman içinde açılıp siyah noktalar haline gelebilir. Sıkıldığı zaman iltihaplanarak iz bırakabilir. Yaygın olarak görülürler.

Papül & Püstül

Papüller siyah nokta ve beyaz uçlu sivilcelerden daha farklıdır. Bu sivilceler cilt yüzeyinde pembe veya kırmızı küçük şişlikler halinde görülür. Bu görüntüye sebep olan şey ise gözeneklerin tıkanmasıyla birlikte kanallarda çoğalan P.acnes bakterisidir. Bu bakteriler deri altında iltihaplanmaya sebep olur. Bu sebeple hassasiyet yaratıp ağrılı olabilir. Sınırları belirgin olmayan bu sivilceler sıklıkla birleşerek ciltte döküntü meydana getirirler.

Püstüller, papüller gibi yumruya benzeyen, şiş ve kırmızı renkli sivilcelerdir. Cilt yüzeyinde açıkça görünürler. Papüllerden farkı püstüllerin merkezinde sarı-beyaz iltihaplı sıvı dolu şişlikler yer alır. Birçok kişi, oluşan bu püstüllerin de bir 'nokta' olduğunu düşünür fakat bunlar aslında gözeneklerin içerisinde iltihap dolan keseciklerdir. Siyah noktalar ve beyaz uçlu sivilceler ciltte kalıcı bir leke oluşturmaz ancak püstülleri sıkmak daha da artmalarına ve ciltte iz bırakmalarına sebep olur. İrin dolu bu sivilcelerin yeniden oluşma eğilimi yüksektir.


Bu akne tipine sahip kişilerin uzman görüşüne başvurmaları önerilmektedir.

Nodüler Akne & Kistik Akne

Sivilcelerin daha derin ve şiddetli çeşitlerinden biri olan kist ve nodüller, derinin altında şişmiş, büyük yumrular halinde ortaya çıkarlar. Bu yumruların içi iltihapla doludur, rengi kırmızı veya ten rengidir. Cildin yüzeyinde açıkça görülüp oldukça hassas ve ağrılıdırlar. Seyri kötüleştikçe daha da büyürler. İltihaplanma arttıkça veya deri altında yayıldıkça dokunmak inanılmaz derecede acı verici hale gelir. Kökleri cilt dokusunda bulunduğu için genellikle ciltte aynı yerde tekrarlar ve kalıcı yara izi bırakırlar. Bir dermatolog tarafından tedavi edilmeleri gerekir.

Erişkin Aknesi

30 yaş üzerinde oluşan akne erişkin aknesi olarak isimlendirilir. Çoğu olguda hormonal bozukluklar veya hormonal değişimler sorumlu tutulurken stres de önemli bir tetikleyicidir. Daha çok çene hattında ve boyun bölgesinde görülür. Bu dönemde görülen akneler şiddetli akne sınıfındadır ve daha inatçıdır. Ağırlıklık olarak papülopüstül ve nodül şeklinde karşımıza çıkar. Günlük bakım ürünlerinin yanı sıra bir uzman yardımıyla medikal tedavi gereklidir.

Ergen Aknesi

Ergenlik döneminde sıkça karşılaşılan bir problemdir. Bu dönemin başlangıcı olan 10-12 yaşta başlayıp 25 yaşa kadar olan süre içerisinde herhangi bir zamanda görülebilir. Siyah noktalar, beyaz uçlu yağ butonları, papülopüstül ve hatta daha şiddetli nodülokistlerle ortaya çıkabilir. Alın, yanak, çene gibi yüzün her bölgesinde oluşabilir. Erken dönemde önlem almak ve doğru ürünlerle düzenli olarak bakım yapmak çok önemlidir. Günlük bakımın yetersiz kaldığı durumlarda medikal tedaviler için bir uzmana danışılabilir.




“Söz konusu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliğinde değildir. Lütfen uzman görüşüne başvurunuz”.