Sivilce kremi seçerken nelere dikkat etmelisiniz?

Cildinize hangi sivilce kreminin iyi geleceğini çözmek milyon dolarlık sorunun cevabını bulmaya benzer. Zamanınızı alır, seçenekler arasında sizi savurur; çünkü sivilcenin tam olarak neden kaynaklandığını anlamak ve nokta atışı bir tedavi bulmak çok kolay olmayabilir. Bazı durumlarda kesin nedeni ilk seferde saptayabilmek oldukça zordur. Sivilcelerinize hangi kremin iyi geleceğini bulmanız için uzun bir deneme yanılma maratonuna çıkmanız gerekebilir. Cildinize uygun bir sivilce kremi bulmak için yanıp tutuşurken yaptığınız araştırmalar sonucunda birçok kaynak kafanızı karıştırabilir. Çünkü bu kaynakları incelerken fark edersiniz ki, sivilce oluşumuna eğilimli ciltler için çok sayıda cilt bakım ürünü önerisi mevcut olmasına rağmen doğru ürün konusunda bir o kadar az tavsiye sunulur. Bu bilgi karmaşası içinde kaybolmamanız adına burada size sivilce kremleri hakkında önemli tavsiyeler vereceğiz. Herkesin cildinin ihtiyaçları ve bakım süreçleri farklı olduğundan bu duruma uygun öneri seçeneklerini bir araya getirdiğimiz dev bir hizmet ile karşınızdayız. Bilimsel bilgiler ışığında aydınlanmış bu makale, kendinize en uygun ürünü nasıl seçeceğiniz konusunda size ışık tutarak yol gösterici olabilir.

Sivilce Ürünlerindeki Aktif Bileşenleri Öğrenin

Sivilce önleyici kremler içeriklerine göre farklı işlevlere sahiptirler. Örneğin, bazı sivilce kremleri iltihaplanmaya sebep olan bakterileri öldürme işlevine sahiptirler. Bazıları ise cildi fazla yağlardan arındırır ve ölü hücrelerin atılmasını kolaylaştırır. Bu nedenle çoğu akne hastasında farklı birkaç ürün kullanmak gerekebilir. Bu fonksiyonları sağlayan bileşenleri içeren cilt bakım ürünleri de vardır.
Aşağıda bu ve benzeri bileşenlerin işlevlerini mercek altına alacağız. Size vereceğimiz kopyaları alışveriş yaparken kullanabilir ve ürünlerin içindekiler kısmına bakarken duruma yabancı kalmadan ürünlerin asıl fonksiyonlarını hemen kavrayabilirsiniz.

Salisilik Asit: Salisilik asit bir beta hidroksi asittir. Cilt yüzeyindeki ölü hücrelerin soyulmasını sağlayarak gözenekleri temizler, sebum salınımı kontrol eder ve aktif sivilceleri kurutucu özelliktedir. Salisilik asit çeşitli ürünlerde karşınıza çıkabilir.
Salisilik asit hafif akneler (siyah nokta ve beyaz başlı sivilceler) için en iyi sonucu veren içeriklerden biridir. Gözenekleriniz ölü cilt hücreleri ve yağ ile tıkandığında, siyah noktalar veya sivilceler meydana gelir. Salisilik asit ise cildinize nüfuz ederek gözeneklerinizi tıkayan ölü cilt hücrelerini temizlemek için çalışır. Tam etkisini görmeniz birkaç hafta sürebilir, dolayısıyla sabırlı bir kullanıcı olmanız büyük önem taşır. Sabrınızın sonucu ise pürüzsüz ve ışıltılı bir cilt olacaktır.

Benzoil Peroksit: Bu içeriğe sahip ürünler genellikle jel veya losyon halinde satılmaktadır. Tıkanmış gözenekleri açar, sivilcelerin kurumasını sağlar ve bakterileri öldürür. Ayrıca yeni sivilce ve akne oluşumunu da önler.

Alfa Hidroksi Asitler: Sivilce probleminde 2 tip alfa hidroksi asit kullanılır: Glikolik asit ve laktik asit. Alfa hidroksi asitler şeker kamışından elde edilen sentetik türevlerdir. Ölü deriyi temizleyici ve enflamasyonu azaltıcı etkileri vardır. Cilt yenilenmesine yardımcı olur, gözenekleri küçültür ve akne izlerini azaltırlar.

Sülfür: Gözenekleri tıkayan ölü deriyi temizler ve deri yüzeyindeki fazla yağı azaltır. Ürünlerin içerisinde sıklıkla salisilik asit, benzoil peroksit veya rezorsin gibi bileşenlerle birlikte bulunur. Deriyi kurutabilir ve kötü bir kokuya sahiptir.

Ancak sivilce söz konusu olduğunda devamlılık önemlidir. Cilt bakım ürünlerinin gerçek etkisini görmek için düzenli olarak bir süre kullanmak gerekir. Kuruluk ve kaşıntı gibi olumsuz bir durumla karşılaşılmadığı sürece en az 2-3 ay düzenli kullanım sonuç verecektir. Daha sonra dilerseniz başka bir yöntem denemeye başlanabilirsiniz.

Sivilce Kremleri Farklı Tedavi Yöntemleri ile Birleştirilebilir

Cilt bakım ürünlerinin düzenli olarak kullanılması önemlidir. Bu ürünlerin kullanımı oldukça pratiktir ama sonucu görmek için çok sabırlı olmanız gerekir. Çünkü birkaç kez kullanım mucizeler yaratmayacaktır. Eğer sivilce oluşumu devam ediyorsa bakım ürünleri yeterli gelmiyor olabilir ve farklı bir stratejiye yönelmeniz gerekebilir.

Sivilce oluşumu pek çok faktörün rol oynadığı kompleks bir süreçtir. Aynı anda birden fazla problemle oluşumunu gerçekleştiren sivilceler göründükleri kadar basit oluşumlar değildir. Sebep bakteri ve iltihap oluşumuna katkıda bulunan hormonlar da olabilir, genetik veya çevresel faktörler de… Bu sebepten, sivilce kremlerini tek başına kullanmak yeterli gelmediğinde tüm faktörlere savaş açabileceğiniz tedavi stratejilerini de sürece dahil etmeniz gerekebilir. Bu durumda mutlaka bir dermatoloğa başvurarak sivilceye karşı savaşmak en mantıklıdır.

Doğru Temizleme Yöntemi Ürünün Cildinize Nüfuz Etmesini Sağlar

İster geçici sivilceler olsun ister daimi bir akne sorunu yaşıyor olun, tedavi için atılması gereken ilk adım günlük cilt bakımı ve temizliğidir. İyi bir temizlik olmadan sivilce ile mücadele etmek mümkün değildir. Bu nedenle cilt temizliği elzemdir.

Sivilce oluşumunu önlemede etkili ürünler tercih etmek önemlidir. Fakat, bu ürünler aslında bakım haritanızın ikinci durağıdır. İlk adım temiz bir cilde sahip olmaktır. Bu noktada da dikkatli olmak şart, cildimizin narin bir çiçek gibi olduğu gerçeğini aklımızdan çıkarmamamız gerek. Çok ağır ve sert sivilce ürünleri kullanıldığında cilt kendini daha fazla kurutur. Kimyasal temizleme suları, sabunlar, köpük temizleyiciler ya da leke kurutucu tedaviler kullanarak cildinizdeki alerji oranını ve hassasiyeti yalnızca artırırsınız ve ne yazık ki asıl hedefiniz olan sivilce tedavisini gerçekleştiremezsiniz. Cildinizi temizledikten sonra ona ilk defa görüyormuşçasına bakın ve gözlemleyin. Eğer kızarıyor veya kaşınıyorsa seçtiğiniz temizlik yöntemi size uygun olmayabilir. Bir başka temizleme ürünü kullanın ve cilt pH değerinizi ortalama değerde tutacak ürünleri tercih edin. Cildinizi tam ve doğru şekilde temizleyemezseniz sivilce kreminiz cildinize iyi şekilde nüfuz edemediğinden etkisini görmekte güçlük yaşayabilirsiniz.

Alkollü Sivilce Ürünlerini Daha Yakından İnceleyin

Tedavi amacı ile kullanılan sivilce kremleri ve benzeri ürünler söz konusu olduğunda birçok insan yüzde yanma hissi yaratan ürünlerin bu konuda daha etkili olduğunu düşünür. Yanma hissi cildinize bir şeyler olduğunun işareti olduğu için tatmin edici olabilir. Ama hiç düşündünüz mü, bu neyin işareti? Alkol içeren ve ciltte yanma hissi oluşturan ürünlerin size faydadan çok zararı dokunabilir. Alkol bazlı tonikler ve benzer formüllerle oluşturulan ürünler yağlı ciltler için kurutucu özelliktedir. Bu yüzden yağlı bir cildiniz varsa alkollü ürünler size uygun olabilir. Ama eğer kuru veya nemsiz bir cildiniz varsa alkollü sivilce kremleri veya tonikler cildinizde reaksiyonların gerçekleşmesine sebep olabilir. Bu yüzden cilt tipinizi iyi tanıyarak doğru ürünü tespit etmek en mantıklısıdır. Yine de tamamen alkolsüz ürünler bulmak çok zor olabilir çünkü alkolün antiseptik özelliği olması dolayısıyla birçok üründe farklı miktarlarda içeriğe dahil edilebilir. Cilt bakım ürünlerine az miktarda alkol bulunmasının bir diğer nedeni glikolik asit gibi değerli bileşenlerin içeriğe eklenmesini sağlamasıdır. Dolayısıyla az miktarda alkol içeren ürünleri kullanabilirsiniz. Fakat bu alkol oranının cildinizde nasıl etkiler yarattığını yakından incelemeli ve sürekli gözlemlemelisiniz.


Cildiniz Neme İhtiyaç Duyar

Cildimiz hangi tip olursa olsun nemlendirmeye ihtiyaç duyar ancak istediği ve ihtiyacı olduğu kadar. Özellikle sivilceyi azaltmak amaçlı kullanılan pek çok bileşen cildinizi kurutacağı için nemlendirici kullanmanız gerekecektir. Sivilcelerle savaşma sürecinde sıklıkla tercih edilen yağ içermeyen su bazlı nemlendiricilerdir. Hatta makyaj malzemeleri olarak da bu tarz ürünler önerilir. Yeterli miktarda nemlendirilmediği zaman bunun sonucu olarak cildinize kızarıklık ve iltihaplanma problemleriyle karşılaşmak sizi şaşırtmamalı. Kısacası sivilcelerin oluştuğu dönemlerde bile nemlendiricilerden tamamen kaçınmak için geçerli bir sebebiniz yok. Özellikle bitkisel yağlar içeren, su bazlı sivilce kremleri cildinize çok iyi gelebilir ve yatıştırabilir. Yağlı bir cilde sahip olsanız dahi nemlendirici krem ihtiyacınız olabilir ve cildiniz için gerekli nem takviyesini sağlamanız gerekebilir.


Bakımınıza Kimyasal Eksfoliyanları Ekleyin

Kimyasal eksfoliyan içeren ürünler kullanarak hazırlanan cilt bakım ürünlerini tercih etmeniz cildiniz için daha anlamlı olacaktır. İyi şekilde formüle edilmiş salisilik asit ve glikolik asit içeren cilt bakım ürünleri, cildinizin en sevgili dostudur ve tıkanan gözenekleri açmalarıyla nam salmışlardır. Bu şekilde ölü hücreler ciltten atılır ve cildin yenilenmesi sağlanır. Ancak bu tarz ürünler genellikle cilt soyulmaları ve iltihaplanmaları gibi durumlarda tercih edilmelidir.


Leke Tedavisi Yöntemlerini Deneyin

Yukarıda bahsedilen salisilik asit, glikolik asit, laktik asit ve benzoil peroksit dışında azaleik asit ve retinoik asit de hem sivilceye karşı savaşır hem de leke açıcı özelliktedir.

Cilt Gözeneklerini Tıkamayan Ürünleri Tercih Edin

Cilt bakımı ya da makyaj sonrası temizleme ürünleri alırken, gözenekleri tıkamayan ürünleri tercih etmeye dikkat etmelisiniz. Bu ürünleri ayırt etmek için kesin çizgiler ve belli standartlar bulunmadığı konusunda haklısınız. Zira cilt tipiniz çok önemli bir etken. Bu nedenle ürünün üzerinde etiketi olsa bile o ürünün sizin için biçilmiş kaftan olup olmadığının bir garantisi yoktur. Benzer şekilde, yağ içermeyen ürünlerin de her zaman garantisi yoktur. İçlerinde ürüne kıvam vermesi için bitkisel yağlar bulunabilir. Tercihinizi deneyerek ve cildinizin tepkisini ölçerek yapmanız en mantıklısıdır.

Sivilce Kremi Tercih Ederken Uzman Görüşü Alın

Cilt bakımında veya sivilce probleminizi tedavi etmek için doğru ürün tercihi son derece önemlidir. Bu konuda karar veremediğiniz durumlarda en doğrusu bir dermatoloğa başvurmaktır. Doktordan randevu alarak cilt muayenesi yaptırabilir ve cildinizin ihtiyaçlarını kesin bir şekilde öğrenebilirsiniz.




“Söz konusu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliğinde değildir. Lütfen uzman görüşüne başvurunuz”.